Beyazsevgi Forum Sitesi

21 Mayıs 2012, 04:54:38
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular
 
Sayfa: [1] 2 3 4
Yazdır
Gönderen Konu: Gebe Kalmaya Çalışırken Yaşanan Hikayeler  (Okunma Sayısı 284 defa)
`Duâ´
Ya sabır Ya selamet !
Forum Yöneticisi
Hero Member
*****

Beğen: +58/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9435


Sen’de bir Ben’sizlik Var..


« : 22 Şubat 2012, 16:35:15 »


Arkadaşlar başlıktan da anlaşılacağı gibi gebe kalma hayali ile yola çıktığımızda yaşadığımız hikayeleri bu başlıkta paylaşabilirsiniz..

Kayıtlı




`Duâ´
Ya sabır Ya selamet !
Forum Yöneticisi
Hero Member
*****

Beğen: +58/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9435


Sen’de bir Ben’sizlik Var..


« Yanıtla #1 : 22 Şubat 2012, 16:35:53 »

ALINTIDIR....

BEN BEBEK SAHİBİ OLMAK İÇİN YILMAYANLARDANIM.BU YAZIYI OKUYUP UMUTLARINIZ YENİDEN FİLİZLENSİN. ALLAHIM BEBEKLERİMİZİ VE BİZLERİ ÇOOOOOOOOOOOOOOOOOOOK KORUSUN.
AĞUSTOS 2004 TE EVLENDİK
EKİM AYINDA KORUNDUĞUMUZ HALDE HAMİLE KALDIM.BİR SENE BEBEK DÜŞÜNMÜYORDUK.
NEYSE OLSUN DEDİK BÜYÜK BİR HEYECANLA DR GİTTİK 10 KASIM GÜNÜYDÜ.BEBİŞİMİZ İÇİN DR KALBİ ATMIYOR DEDİ5 HAFTALIKTI. 1 HAFTA SONRA GELİN DEDİ.GİTTİK YİNE. BEKLEYELİM DÜŞSÜN DEDİ BEKLEİK 10 HAFTA OLDU.DÜŞMEYİNCE KÜRTAJLA ALDILAR.
    ÜÇ AY HAMİLE KALMA DEDİ.AMA BİZİM BEBEK İSTEMEMİZ TERSİNE DÖNMÜŞ ISRARLA İSTİYORDUK.
ÜÇ AY SONUNDA 2005 ŞUBAT AYINDA TEKRAR HAMİLEYİM.İLK DR GİTTİK ALLAHIM YİNE KALBİ ATMAYACAK ÇOK KORKUYORUM BANA NE DİYECEK DAHA 6 HAFTALIK VEEEE YAŞIYORDU KALBİ ATIYORDU DERKEN 1 HAFTA SONRA BİR KANAMA GEÇİRDİM. HEMEN DR GİTTİK BİRŞEY YOK BEBİŞİNİZ ÇOK SAĞLIKLI DEDİ AMA BİZDE BİR KORKU VAR TABİKİ

2 Lİ TEST VE ENSE KALINLIĞI DERKEN HERŞEY GÜZELDİ VE 3LÜ TEST YAPTIK SONUÇ 273 DE 1 DOWN SENDROMU OLABİLİR DEDİ AMNİYOSENTEZ ÖNERDİ

YİNE DÜNYAM YIKILMIŞTI.HİÇ AMNİYOSENTEZ YAPMADIK EĞER DOWNLU İSE BUNU BİLEREK YA DOĞURACAKTIM YA KÜRTAJ

BİZİM BEBEĞİMİZ DEDİK HER NEYSE KABULUMUZ BİZ ÖYLEDE BAĞRIMIZA BASARIZ DEDİK GÖZYAŞLARIMIZI İÇİMİZE AKITARAK
BU ARADA BEN YOZGATLI EŞİM URFALI AKRABALIK YADA TAŞIYICILIK YOK
YAZ GEDİ MEMLEKETE GİTTİK TATİLİ GEÇİRDİK EVE GELDİK DR KONTROLLERİM YAPILDI HR EY NORMAL
VE 28 HAFTALIK OLDUK BİRGÜN BEBEĞİM ÇOOOOK FAZLA HAREKET ETTİ, ÇIRPINDI . EŞİME DEDİM BU NORMAL DEĞİ DOKUNSANA.BİRAZ SONRA YAVAŞ YAVAŞ HAREKETLER KAYBOLDU. DR GELDİK
HERŞEY BİTMİŞTİ SUNİ SANCI İLE DOĞUM YAPTIRDILAR
KORDONU DOLANMIŞ
6 AY HAMİLE KALMA DEDİLER AMA BİZDE BU YARA DERİNLEŞTİ İLLLA ÇOCUK İSTİYORUZ
BEN VE EŞİM BÜTÜN KONTROLLERDEN GEÇTİK İKİMİZDEDE HİÇ BİR SORUN YOK
ŞUBAT 2006 BEN YİNE HAMİLEYİM

KORKULU GEÇEN ENDİŞELİ BİR HAMİLELİK VE SONUNDA 4 KASIM SABAH 8 DE NUR TOPU GİBİ BİR KIZIMIZ OLDU SAKIN YILMAYIN VE O ÇOCUĞU GERÇEKTEN İSTEYİN ALLAHIM BÜTÜN İSTEYEN HERKESE VERSİN   
Kayıtlı




`Duâ´
Ya sabır Ya selamet !
Forum Yöneticisi
Hero Member
*****

Beğen: +58/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9435


Sen’de bir Ben’sizlik Var..


« Yanıtla #2 : 22 Şubat 2012, 16:36:29 »

ALINTIDIR...

Bu bir kavuşma hikayesidir

İki yıllık evliydik bebek yapmak istediğimizde. Ben bir süredir çalışmıyordum ve kendim büyütmek istediğim için “tam zamanı” diye düşünmüştük. O zamanki doktoruma gittim ve “hadi” dedim, “ben hamile kalmak istiyorum, ne gerekiyorsa yapalım.” Meğerse sandığım kadar kolay olmuyormuş bu işler…

Önüme uzuuun bir tahlil listesi koydu Sühendan Hanım. Sonra bir de baktık ki milimetrik taşlarla dolu bir safra kesesi, antikorlara gizlenmiş bir tiroid sorunu ve insülin direnci! “Hemen olmaz” dedi, “önce seni hazırlayalım, bebek nasılsa gelir..” Önceleri çok bozulmuştum bu duruma, ama bugün iyi ki de onun sözünü dinlemişim diyorum. 9 aylık bir hazırlık süreci geçirdim; taş yüklü safra kesemi aldırdım, tiroidimi düzenlemek için ilaç kullanmaya ve insülin direncimi kırmak için kilo vermeye başladım. 2009 Haziran’da artık hazırdım.

İnsan bir kez niyetlenince, hemen istediği olacak sanıyor; tabii ki öyle olmadı. Hamile kalmam 6 ay sürdü. Regl dönemlerinde korkarak beklemek, hatta bazen dayanamayarak testler yapmak, hayalkırıklıkları yaşamak ama moral bozmamaya çalışmakla geçen 6 ay… Sabırsızlandığımız ve “artık yardım mı alsak” diye düşündüğümüz anda geldi bizim müjdeli haberimiz. Takvimler 10 Ocak 2010′u gösteriyordu.

Reglim 1 hafta gecikmiş ve sonucu negatif çıkan birkaç idrar tahlili yapmıştım. Nedense hamile olmadığımdan emindim ama Sühendan Hanım’ın ısrarıyla, o pazar sabahı kan verdim ve arkadaşlarımızla brunch programına devam ettim. Hastaneden aradıklarında öğle saatleriydi ve ben kulağımda telefon, nutkum tutulmuş vaziyette, gözlerimden durmaksızın akan yaşları kontrol edemiyordum. Sonrası kocamaaan bir mutluluk hikayesi tabii ki…

Hamileliğim boyunca tuttuğum günlüğe bakıyorum da, hep olumlu ifadeler kullanmış, huzurlu bir gebe olmuşum ben. Bolca inşallah demiş, çokça da dua etmişim. Ne çok fazla bulantım oldu, ne de çok ağrım sızım. Biraz da dirençliyim galiba ağrıya sızıya, darısı doğumun başına demişim. Annemin benimle yaşadığı negatif, kardeşimle yaşadığı oldukça pozitif doğum hikâyelerinin ardından, hep normal doğurmak istemiştim ben. Sanki mucize ancak o şekilde tamamlanabilir gibi geliyordu. Normal doğumun sezaryene göre üstünlüklerini çok da bilmiyordum aslında. Hepsini hamileliğim boyunca okurken öğrendim. Sağlığıma ve doğuma faydalı olacağını bildiğim halde, yalnızca canım istemediği için, düzenli yürüyüş veya egzersiz yapamadım ve herhangi bir doğuma hazırlık kursuna katılamadım; bunu da hiç kafama takmadım. İnsülin direnci öyküm olduğu için fazla kilo almamaya çalıştım, yediklerime dikkat ettim. Bunun dışında da bolca gezdim, çok sıcak zamanlarda da evde bahçede salıncak keyfi yaptım.

Taşındığım için doktor değiştirmem gerekti hamileliğimin ilk zamanlarında. Neyse ki yeni doktorumuz Serkan Bey’i de çok sevdik ve ona güvendik. “Keşke bütün gebelerim senin gibi sorunsuz olsa” diyordu bana; ne ben, ne de bebiş hiç problem çıkarmadık, gereksiz sorularla doktorumuzu bunaltmadık. (Bir gebesinin gecenin 12sinde arayıp, “bacağımın iç kısmı kaşınıyor, kaşısam bir sorun olur mu??” tarzındaki sorularından bahsediyorum.) Rutin kontrollerimiz 36. haftaya kadar bu şekilde ilerledi. İlk kez 36. haftada doğum şekli üzerine konuştuk. Benim normal doğum isteğim üzerine, herhangi bir terslik olmadıkça 40. haftaya kadar bekleyeceğini; ancak bu haftadan sonra riskler artabileceği için sezaryen yapmak istediğini söyledi. Detayları konuşmak için erkendi, o yüzden de çok üstünde durmadık bu konuşmanın. Kızımızın bize bir sürpriz planladığını nereden bilebilirdik ki…

36. haftamızı tamamladığımızda, gece yarısı tuvalet ihtiyacı ile uyandım. Ayağa kalktığımda bebek artık ağırlaştığı ve mesaneme baskı yaptığı için idrar kaçırdığımı düşündüm. Başka bir ihtimal, uyku sersemliğiyle aklıma bile gelmedi. Üzerimi değiştirip tekrar yattım. Kasıklarım ve belimdeki ağrıyı da hazırlık kasılmalarına yordum ve uyudum. Sabah eşimi uğurladım, yine ağrılarım vardı ama aklıma hala birşey gelmiyordu. Duşa girdikten sonra yatağa uzandım, 15 dakika sonra kalktığımda tekrar bir su sızıntısı hissettim ve bunun artık idrar olmadığını anladım. Serkan Bey’i aradım; su kesemin açılmış olabileceğini, hastaneye gitmem gerektiğini, herhangi birşey yemememi ve her ihtimale karşı hastane çantamı getirmemi söyledi. Hastane çantası mı, çantam henüz hazır değildi ki!! İşe gitmiş olan eşimi telaşlandırmamak için annemlere haber verdim. Onları beklerken sakince giyindim ve çantamı hazırlamaya koyuldum. Bugün düşünüyorum da, çantam hazır olsaydı ve yalnızca beklemek zorunda kalsaydım belki de çok heyecanlanırdım. Çanta hazırlığım bittiğinde annemler de beni hastaneye götürmek için kapıdalardı.

Hastanenin kapısından girdiğimizde saat 10 sularıydı. Serkan Bey’in muayenesinde suyumun geldiği ve 2 cm açıklığım olduğu anlaşıldı. Ben bütün bu süreç boyunca oldukça sakin ve hatta neşeliydim; çünkü kızımın kendi isteği ile, kendi seçeceği zamanda gelmesini çok arzu etmiştim ve öyle de oluyordu. Eşime de bilgi vermek için ne kadar sürebileceğini görüştük. Süreç elbette ki tahmin edilemezdi, ama ilk doğum olduğu için 4-5 saatten kısa olacağını tahmin etmiyordu Serkan Bey. Bu süre, eksiklerin tamamlanması için hepimize yeterdi; zira çantamda eksikler vardı, eşim hala işyerindeydi, bebek şekerlerimiz hazır değildi, hatta odamızı bile rezerve ettirmemiştik.

Suyum önceden geldiği için sancıları düzene sokmak gerektiğini ve bu yüzden suni sancı uygulanacağını öğrendim. Bu düzenleme açılma süresini kısaltmak ve bebeği kuru ortamda fazla tutmamak içinmiş. Doğum sırasında da olası bir şekilsiz yırtılmaya karşılık epizyotomi yapılacakmış. Bunlar minör müdahaleler gibi geldi o anda bana, en azından nasıl ve ne zaman doğacağına kızım karar vermişti, gerisi önemli değildi. Epidural anestezi gündeme geldi ama ben “dayanamaz mıyım, ne dersiniz?” diye sorunca, “sen dayanırsın, helal sana” diye destek oldu doktorum bana. Dayanamazsam 4-5 cm açıklığa geldiğimde anestezi konusunu tekrar değerlendiririz diye anlaştık ve doğumhaneye çıktım.

Tam olarak 4 gün önce doğumhaneye çıkmış, birkaç hafta sonra burada doğum yaparım umuduyla ebelerle tanışmış, sancı ve doğum odalarını gezmiş, gerekli bilgileri almıştım. İkinci kez ve bu kadar erken doğumhaneye gidişim biraz şaşkınlık yaratsa da, güler yüzle ve güven veren ifadelerle karşıladı beni ekip. Ailem eksik hazırlıklarla ilgilenirken, ben doğumhanede yalnızdım ama bu bile endişelendirmedi beni. Şen şakrak hazırlandım. Suni sancı ve sabit NST bağlandı; yani kolumda bir serum ve metal direk, karnımda NST probları ile yatağa hapsolmuştum. O anda bu da rahatsız edici gelmedi, hatta biraz dinlenmek iyi gelir diye düşünmüştüm; ne de olsa uykusuz geceler beni bekliyordu. Bağlı kaldığım 1 saatin sonunda ebelere “beni çözün artık, bu yataktan kalkmak istiyorum” deme ihtiyacı hissettim. Vücudum artık beni yönetiyor, ne yapmam gerektiğini söylüyordu. Bu sırada kardeşim de yanıma geldi ve benim koridor dakikalarım başladı. Kolumda suni sancı ile yürümeye, duvarlara dayanmaya, korkulukları tutup eğilmeye başladım. Ara sıra kardeşimden belime baskı masajı yapmasını istiyordum. Sancı gittiğinde gülmeye, konuşmaya ve yürümeye devam ediyordum. Böylece 1 saat daha geçirdik.

Bir ara kapıya çıkıp eşimle de görüştüm, hatta ona “erken gelmişsin, daha vakit var kesin” diyerek kızdım bile. Yürüyüşe verdiğim araların sıklaştığını farketmiş olacaklar ki, ebelerden biri beni muayene etmek istedi, sonuç: 7 cm! Daha önce sancılar sırasında hiç sesim çıkmıyordu; ama 7 cm’den sonraki aşamada hafifçe inlemeye başlamıştım. Bu sırada eşim Serkan Bey’den beni kontrol etmesini istemiş. Serkan Bey -bu kadar hızlı ilerleyeceğime ihtimal vermemiş olacak ki- gömlek pantolonla geldi beni muayeneye; tatataa “9 cm, çok hafif kenarları tutuyor, hemen üstümü değiştirip geliyorum, başlıyoruz” dedi. Döndüğünde başlamaya hazırdık.

Hastaneye gelişimle ıkınmaya başlamam arasında geçen süre sadece 2,5 saatti; ama henüz bitmemişti, doğum masasında saatler geçiren gebeler olduğunu okumuştum. Daha doğuma zamanım olduğu için nasıl ıkınacağımı bile tam öğrenmemiştim, çünkü Asude Ebe’nin doğum eğitimine katılmayı planlamıştım. Orada ehil bir elden öğrenecektim ıkınmayı, hepsi hayal oldu. Nasıl ıkınacağımı açıkladı doktorum ve karnıma baskı yapan bir ebe ile birlikte itmeye başladık kızımı. Başlarda belimi kaldırmak, yüzüme ıkınmak gibi hatalar yaptıysam da, sonradan bir ritim tutturdum. Hormonların yeterince anestezi etkisi yapilabileceğini okumuştum hamileyken, tam da bunu yaşadım. Doğuma ilişkin hissettiğim tek acı -ki o da hafifti- epizyotominin acısıydı. Karnıma yapılan baskı daha çok rahatsız etmişti beni. Ikın, çok bastırma, nefes al, az kaldı derken, 30 dk sonra, 13.05′te doktorumun ellerinde gördüm beyaz, küçük kaygan kızımı. Erken doğduğu için ısıtıcının altında hızla muayene olması gerekiyordu, biliyordum ama yine de refleks olarak ellerimi uzatmışım, doktorumun “şimdi vermeyeceğim, biraz sonra” dediğini duydum. 2830 gr.lık küçük kızımın muayenesi yapıldı ve güzel haber geldi: kuvöze girmeye ihtiyacı yoktu!

Minik kuzum kucağıma geldi sonra; 8 aydır sabırsızlıkla beklediğim, karnımı sevip şarkılar söylediğim, eşyalarını sevgiyle hazırladığım, kime benzeyeceğini, nasıl bir insan olacağını merak ettiğim minik kuzum… Çok ağlarım diye düşünmüştüm hep hamileyken ama hiç ağlamadım. Ben ağlarsam o da endişelenirse diye korktum, “annenin kucağındasın, güvendesin bitanem, hoşgeldin, hadi artık ağlama” dedim, yüzüme baktı, sustu. Hayatımın en büyük aşkı işte bu anda başladı.

Plasentam geldikten ve dikişlerim tamamlandıktan sonra muzaffer komutan edasıyla döndüm odama. Bebeği görüp rahatlamışlardı ama herkes merakla beni bekliyordu. Odaya girdiğimde yüzümde yorgun ama keyifli bir ifade, Süpermen gibi bir yumruğum havadaydı, kendime ve vücuduma güvenmiş ve başarmıştım.

Doğum hikâyesi demek haksızlıkmış gibi geliyor; bence bu bir kavuşma hikâyesi. Dünyanın en büyük aşkıyla, ayrılmamacasına kavuşma…
Kayıtlı




`Duâ´
Ya sabır Ya selamet !
Forum Yöneticisi
Hero Member
*****

Beğen: +58/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9435


Sen’de bir Ben’sizlik Var..


« Yanıtla #3 : 22 Şubat 2012, 16:37:20 »

ALINTIDIR..

Herkese merhaba ben uzun bir sürecin ardından (tabii benim gibi sabırsız bir insan için uzun yoksa yıllarca uğraşan insanlar var onları ayrı tutuyorum), haziran sonunda hamile kaldığımı öğrendim öncesinde hep bu siteye girdim okumalar yaptım kimi mesajlar moralimi bozdu kimi umut verdi ama sonunda ben de bir gün hamile kalınca tecrübelerimi kesilikle paylaşmaya karar verdim. Umarım sizlere yardımcı olur.
Ben geçen sene temmuz ayında ilk denemelerime başladım 3 ay kadar denedikten sonra acayip moralim bozulup doktora gittim çünkü o zamanlar türk filmlerindeki gibi ilk ilişkide hamile kalınır diye düşünüyordum hatta sırf bu yüzden bebek istemediğimiz dönemde çok çok dikkat ediyor korunuyorduk meğerse işler hiç o kadar kolay değilmiş. doktor kontrollerimde herşey normal çıktı ufak bir enfeksiyon problemim olduğu görüldü fakat o enfeksiyon bir türlü iyileşemedi ve ben 6 ay süren bir tedavi oldum. Rahim ağzında erezyon vardı dondurma yapıldı vs. vs. tabii ilk gittiğim doktoru çok sorumlu buluyorum bu enfeksiyonun artmasında ve sonra doktorumu değiştirip çok başarılı bir tedavi uygulanarak iyileştim. Daha sonraki ikinci ay denememizde ise işte sonuç şu anda 6 haftalık hamileyim. Sizlere tavsiyem öncelikle kafanızı rahat tutun ve mutlaka hamilelik öncesi kontrole gidin ben pimpiriklikten gerekli gereksiz hormon testlerime kadar yaptırdım eşimin sperm sayısına bile baktırdık ama benim için iyi oldu hiç sorun olmadığını bilmek beni çok rahatlattı. Enfeksiyon da çözülünce kafam o kadar rahat oldu ki çok kolayca hamile kaldım. Kontrollerinizde ufak tefek sorunlar çıkarsa tedavi olup sürecinizi kısaltabilirsiniz. Örneğin benim adetlerim hayatım boyunca 28-32 gün arası değişirdi hatta 40-45 günlere bile çıkardı bu enfeksiyon tedavisinden sonra inanılmaz düzene girdi ben hiç yumurtlama günlerimi anlamazdım ama enfeksiyon tedavi olunca akıntılarım normale döndü ve yumurtlama akıntımı anlayabilir oldum ve tarihleri saptamak kolaylaştı. Fakat biz kesinlikle yumurtlama tarihine göre deneme yapmadık. Etrafımda regline 3 gün kala korunmasız ilişkiye girip hamile kalan arkadaşlarım var o yüzden yumurtlama tarihi aydan aya kişiden kişiye değişiyor güvenmemek lazım. Emeksiz yemek olmaz diyip harıl harıl çalışmak lazım.:hulya: Biz bu son iki aylık denemelerimizi adetimin bittiği 9. günden 25. güne kadar bir gün durup bir gün deneme şeklinde ve özellikle tahmini yumurtlama günlerimin olduğu 14, 15, 16. günlerde hergün deneme yaptık. Eşim sigarayı günde bir taneye indirdi hatta 10-20. günler arası hiç içmedi ve hergün iki tatlı kaşığı keçiboynuzu pekmezi içti. Bu ne kadar işe yaradı bilmiyorum ama bize birşeyler yaptığımız, uğraştığımız hissini vererek rahatlamamızı sağlaması bile iyi oldu bence. Ayrıca ben son bir sene hergün 2 tane folik asit içtim. Aslında düzenli beslenen yeterli gıdasını alan bir kadın için çok çok önemli değil ama tedbir olarak içtim. Neticede eskiden annelerimiz folik asit mi içmiş ama bizler gayet sağlıklı doğmuşuz. Mayıs ayındaki denemelerimiz sonrasında hiç bir hissim olmadı ve kesin bu ay hamile değilim dedim ve tam 28. günümde regl oldum. Fakat haziran ayı bambaşka bir ay oldu. 2 haziranda regl olmuştum 7 gün sürüyor 9 unda bitti biz ilk denememizi 11 haziranda yaptık sonra belirtilerime göre 14, 15 16 sı gibi yumurtladım 21 haziranla başlayan haftanın sonralına doğru 24 – 25 gibi ufak tefek belirtiler oldu kasıklarımda batmalar sanki regl olacakmışım gibi ağrılar göğüslerde şişme ama bunlar ben de genele her regl öncesi olur fakat tam tarif edemediğim bir fark vardı içimdeki his olabilir bu bilemiyorum devamlı kesin hamile kaldım ben diyip duruyordum. 28-29 haziran olmam gereken regl günleriydi ve o günlere kadar devamlı regl olacakmış gibi ağrılarla gezdim fakat hiçbirşey olmadı 3 temmuz günü test yaptım ve pozitif çıktı burada size bir tavsiye daha, gerçekten kafanız rahat olmasını istiyorsanız predictor marka testi alıp yapın %99 doğruluk garantisi veriyor 3-5tl lik testler kafada hep soru işareti bırakıyor gibi geliyor bana. İşte böyle 5 temmuzda kan testi yaptırdım 347 çıktı 6 temmuzda doktora gittim SAT a göre 6 haftalık fakat yumurtlama tarihim 14-15 i gibi olduğu için ultrasonda da çok çok minik bir kese görüldüğünden embiryonun yaşı 3haftalık gibi dedi. Yani tüm hesaplarım tüm hisslerim doğru çıktı  son bir haftadır kasık ağrım var bunun için sabah akşam birer tane progestanı fitil olarak koyuyorum. Rahatlatıyor ve rahimi güçlendiriyormuş tabii sorunlu bir embiryo ise ben ne yaparsam yapayım düşermiş umarım öyle değildir bundan sonrası da sorunsuz devam eder. Şu anda kasıklarımdaki hafif ağrılar dışında hiçbir belirtim yok. Memelerdeki şişme dolayısıyla süper seksi görünmeleri dışında  bakalım çok uzun ve belirsizliklerle dolu bir süreç beni bekliyor. Ama önemli olan hamilelik öncesi ve esnasında olabildiğince stressiz ve rahat olmak. İlk başlarda yaptığım stress ve üzüntüleri düşünüyorum ne kadar boşmuş tamamen kendimi yıpratmak ve hamile kalmamı geciktirmekten başka işe yaramamış. Herşeyin çözümü var yeter ki hayatta olalım. Dilerim biraz olsun sizleri aydınlatabilmişimdir. Hayat herkese güzel şeyler versin hep pozitif düşünüp umutlu olmaya çalışın. Benim gibi yeni hamile olduğunu öğrenenlere de sağlıklı bir hamilelik ve sonrasında onlara hep umut gurur ve mutluluk verecek bebekler diliyorum. Sevgiler....
Kayıtlı




Gülcann
Hero Member
*****

Beğen: +8/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 826


Meleğim Sonunda Geldi :)


« Yanıtla #4 : 23 Şubat 2012, 00:08:06 »

vakit buldugumda bende yazarım  flw:.x1.
Kayıtlı

Sayfa: [1] 2 3 4
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: